
Ota Benga
Kongolu bir yerliydi, evli ve iki çocuk babasıydı. 1904 yılında, Samuel Verner adında evrimci bir araştırmacı tarafından "yakalanarak" Amerika'ya getirildi.
Buradaki evrimci bilim adamları, onu çeşitli maymun türleriyle birlikte kafese koyarak "insana en yakın ara geçiş formu" olarak teşhir ettiler.
Daha sonra ise New York'ta bir hayvanat bahçesinde birkaç şempanze, goril ve orangutan ile birlikte "insanın eski ataları" adı altında aynı kafeste sergilediler. Ota Benga, hayvan muamelesi görmeye dayanamayarak, birkaç yıl sonra intihar etti.
Darwinistler sadece Ota Benga'ya değil, daha birçok ırktan insana, teorilerini ispatlamak uğruna, benzeri eziyetler uyguladılar. Örneğin, Aborijin yerlilerini öldürerek, kafataslarını müzelerinde "insanla maymun arasındaki ara geçiş formu" olarak sergilediler.
Darwinistler aşağı ırk olarak gördükleri Aborjinleri, evrimin "aşağı olanlar yok olacaktır" kanununa uyarak yok etmeye başladılar.
Yayınladıkları broşürlerde "Avustralya Hayvanları" olarak tanımladıkları Aborijinleri öldürdükten sonra kafataslarını istasyon benzeri yerlerin kapılarına asarak sergilediler.
Bir kısmını ise zehirli ekmek vererek yok ettiler. Avustralya'nın birçok bölgesindeki Aborijin yerleşim birimleri 50 yıl içinde vahşi yöntemlerle ortadan kalktı.
100 bin çocuk ailesinden kaçırıldı. Bugün ise Aborijin yerlileri hala, Avustralya'da diğer ırklarla eşit haklara sahip olabilmek için uğraş vermeye devam etmektedir.
İLGİLİ YAZILAR
2231total visits,4visits today








